Sürdürülebilirlik: Temel Kavramlar

surdurulebilirlik-temel-kavramlar-vakifbank-730x453

A

AB Taksonomisi: Avrupa Birliği tarafından oluşturulan ve ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir olup olmadığını bilimsel kriterlere göre sınıflandıran bir çerçevedir; yatırımcılar ve şirketler için yeşil yatırımları tanımlamada rehberlik sağlar.

Akut Riskler: İklim değişikliğine bağlı olarak kısa vadede ani ve yoğun etkiler gösteren; sel, dolu, orman yangını ve toprak kayması gibi doğa olaylarından kaynaklanan fiziksel tehditlerdir.

Aşağı Akış (Downstream): Ürün veya hizmet piyasaya çıktıktan sonraki süreçleri ifade eder. (dağıtım, tüketim, geri dönüşüm)

Atık Yönetimi: Atıkların oluşumundan bertarafına kadar olan süreçte insan ve çevre sağlığını gözeterek gerçekleştirilen planlı ve sistematik faaliyetler bütünüdür.

Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (European Sustainability Reporting Standards-ESRS): Avrupa Birliği’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) kapsamında geliştirilen ve şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarında şeffaf, karşılaştırılabilir ve kapsamlı sürdürülebilirlik raporları sunmalarını amaçlayan zorunlu raporlama standartlarıdır.

B

Beşerî Sermaye: Bireylerin eğitim, beceri, bilgi, deneyim ve sağlık gibi nitelikleri sayesinde ekonomik üretkenliğe ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayan insan kaynağını ifade eder.

Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi - Science Based Targets Initiative): Bir kuruluşun veya faaliyetin sera gazı emisyon azaltım hedeflerini iklim bilimiyle uyumlu hale getirmelerini sağlayan küresel bir girişimdir. Bu girişim, özel sektörün Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda net sıfır dönüşümünü desteklemek amacıyla, bilimsel kriterlere dayalı hedef belirleme rehberliği sunar.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (United Nations Environment Program- UNEP): Küresel çevre sorunlarıyla mücadele eden, çevresel sürdürülebilirliği teşvik eden, uluslararası çevre politikalarının koordinasyonunu üstlenen ve çevreye ilişkin bilimsel değerlendirmeler, hukuki çerçeveler ve teknik destek sağlayan Birleşmiş Milletler’in çevre konularındaki ana kurumudur.

Biyoçeşitlilik (Biodiversity): Kara ve su ekosistemlerinde yaşayan canlılar arasındaki genetik, tür ve ekosistem düzeyindeki çeşitliliktir.

BM Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact): Şirketlerin ve kuruluşların insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarında sorumlu ve sürdürülebilir politikaları benimsemelerini teşvik eden, gönüllülük esasına dayalı küresel bir Birleşmiş Milletler girişimidir.

C-Ç

CDP (Carbon Disclosure Project): Kuruluşların ve şehirlerin sera gazı emisyonları, iklim değişikliğiyle mücadele stratejileri, su güvenliği ve orman yönetimi gibi çevresel etkilerini gönüllü olarak raporladığı, küresel ölçekte tanınan bir raporlama platformudur.

Çevre Kirliliği: İnsan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan kirleticilerin hava, su ve toprağa karışarak doğal çevrede fiziksel, kimyasal ve biyolojik bozulmalara yol açması durumudur.

Çevresel Etki Değerlendirmesi: Planlanan bir projenin çevre üzerindeki olası etkilerini belirlemek, olumsuz etkileri en aza indirmek ve karar alma sürecine çevresel boyutları dahil etmek amacıyla yapılan yasal ve bilimsel değerlendirme sürecidir.

Çevresel Sürdürülebilirlik: Doğal kaynakların gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da karşılayabilecek şekilde korunması, yenilenmesi ve dengeli kullanılması ilkesine dayanan çevre odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımıdır.

Çifte Önemlilik (Double Materiality): Şirketlerin hem sürdürülebilirlik konularının kendi finansal performanslarına etkisini hem de kendi faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkilerini dikkate alarak raporlama yapmaları gerektiğini ifade eden bir yaklaşımdır.

D

Değer Zinciri (Value Chain): Bir ürünün veya hizmetin tasarımından üretimine, dağıtımından satışına ve satış sonrası hizmetlerine kadar tüm süreçleri kapsayan, her aşamada ürüne değer katan faaliyetler bütünüdür. Bu zincir; tedarikçilerden başlayan ve nihai müşteriye kadar uzanan tüm aktörleri içerir.

Dışsallıklar (Externalities): Bir üretici ya da tüketicinin faaliyetleri sonucunda, bu faaliyette doğrudan yer almayan üçüncü kişileri olumlu veya olumsuz şekilde etkileyen, maliyeti ya da faydası genellikle dikkate alınmayan durumlardır; özellikle çevresel dışsallıklar, sosyal maliyetler yaratarak toplumun üzerine ek yük bindirir ve bu etkilerin azaltılması için çeşitli içselleştirme mekanizmaları uygulanır.

Dijital Karbon Ayak İzi: Dijital teknolojilerin ve internet kullanımının örneğin veri depolama, çevrim içi işlemler ve cihaz kullanımı sonucunda ortaya çıkan sera gazı emisyonlarının toplamını ifade eder.

Doğal Sermaye: Ekosistemlerin sağladığı yenilenebilir ve yenilenemez çevresel kaynaklar ile hizmetleri (su, toprak, hava, biyolojik çeşitlilik ve mineraller) kapsayan, ekonomik faaliyetlerin temelini oluşturan doğal varlıklardır.

Dolaylı Etkiler: Kronik riskler sonucunda ortaya çıkan çölleşme, su kıtlığı ve toprak kalitesinin bozulması gibi çevre, ekonomi ve insan yaşamını uzun vadede olumsuz etkileyen gelişmelerdir.

Döngüsel Ekonomi (Circular Economy): Ürünlerin geri dönüşüm, yeniden kullanım, onarım ve kiralama gibi yöntemlerle sistemde daha uzun süre kalmasını sağlayarak hem kaynak tüketimini azaltmayı hem de atık oluşumunu en aza indirmeyi hedefleyen bir ekonomi modelidir.

Dünya Meteoroloji Örgütü (World Meteorological Organization- WMO): Meteoroloji, klimatoloji, hidroloji ve ilgili yer bilimleri alanlarında uluslararası iş birliğini teşvik etmek ve standartları belirlemek amacıyla 1950 yılında kurulmuş, Birleşmiş Milletler’e bağlı uzmanlaşmış bir kuruluştur.

E

Eko-Anksiyete: İklim krizi, çevresel yıkım ve ekolojik belirsizlikler karşısında bireylerde oluşan sürekli kaygı, stres ve çaresizlik duygusudur.

Ekolojik Ayak İzi (Ecological Footprint): Bir bireyin, toplumun veya kuruluşun yaşam tarzını sürdürebilmek için doğadan ne kadar kaynak tükettiğini ve bu tüketimin doğa tarafından ne ölçüde karşılanabileceğini gösteren bir ölçüttür. Bu kapsamda, karbon ayak izi, ekolojik ayak izinin en büyük bileşenidir ve fosil yakıt kullanımı sonucu ortaya çıkan sera gazı emisyonlarının çevre üzerindeki etkisini temsil eder. Ekolojik ayak izi, karbon emisyonlarına ek olarak gıda, su, enerji ve arazi kullanımı gibi diğer kaynak tüketimlerini de değerlendirir.

Ekolojik Borç (Ecological Dept): Bir ülkenin, toplumun veya insanlığın toplam olarak doğanın sağlayabileceğinden daha fazla doğal kaynak tüketmesi ve daha fazla atık üretmesi sonucunda gelecek nesillere karşı biriktirdiği çevresel yükümlülüğü ifade eder.

Ekosistem Hizmetleri: Doğal ekosistemlerin insanlara sağladığı temiz hava, su, toprak verimliliği, polinasyon ve iklim düzenleme gibi yaşamsal faydaların tümünü kapsayan kavramdır.

Elektrikli ve Elektronik Atıklar Direktifi (WEEE - Waste Electrical and Electronic Equipment Directive): Elektrikli ve elektronik atıkların çevreye zarar vermeyecek şekilde toplanmasını, işlenmesini ve geri dönüştürülmesini düzenleyen AB direktifidir.

Emisyon: Gaz veya partikül maddelerin bir kaynak tarafından atmosfere salınmasıdır; genellikle sanayi tesisleri, motorlu taşıtlar veya enerji üretim süreçlerinden kaynaklanır.

Emisyon Ticaret Sistemi (Emission Trading System): Sera gazı emisyonları için bir üst sınır belirleyerek, bu sınır dâhilinde işletmelere emisyon izinleri tahsis eden ve bu izinlerin alınıp satılmasına olanak tanıyan piyasa temelli bir iklim politikası aracıdır.

Enerji Kimlik Belgesi: 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında, bir binanın enerji tüketim sınıfını ve verimlilik düzeyini gösteren resmî belgedir.

Entegre Yönetim Sistemi: Bir işletmenin kalite, çevre, iş sağlığı ve güvenliği gibi yönetim sistemlerini bütüncül bir yapıda birleştirerek süreçlerin daha verimli, uyumlu ve sistematik şekilde yürütülmesini sağlayan yönetim modelidir.

ESG Kriterleri – ÇYS

Environment- Çevre: Faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşların doğaya yönelik risklerdeki sorumluluğunu ve bu riskleri yönetme yetkinliğini değerlendirmek amacıyla kullanılan ölçütlerdir; karbon ayak izi, enerji verimliliği, atık yönetimi, su kaynaklarının korunması ve doğal kaynakların etkin kullanımı bu kapsamda ele alınır.

Social-Sosyal: Faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşların çalışanlarıyla, toplumla ve paydaşlarıyla olan ilişkilerini; cinsiyet eşitliği, iş gücü hakları, toplumsal sorumluluklar ve yerel etkiler gibi başlıklar üzerinden değerlendiren ölçütlerdir.

Governance-Yönetim: Faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşların iç yapılarındaki şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik yönetim anlayışını değerlendirmeye yönelik ölçütlerdir; yönetici ücretlendirmesi, iş etiği, muhasebe uygulamaları ve yönetim kurulu ile hissedarlar arasındaki ilişkiler bu kapsamda incelenir.

ESG Puanı: Kuruluşların çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını değerlendiren ve sürdürülebilirlik açısından taşıdığı risk ve fırsatları yansıtan bir göstergedir. Çeşitli kuruluşlar tarafından farklı metodolojilerle hesaplanan bu puanlar, yatırımcıların karar süreçlerinde rehber olabilirken; şeffaflık eksikliği ve yeşil badana (greenwashing) riski nedeniyle eleştirilere de açıktır.

Etki Yatırımı: Finansal getiriyle birlikte, toplumsal fayda ve çevresel iyileşme gibi ölçülebilir pozitif etkiler yaratmayı amaçlayan yatırım modelidir.

Etki Önemliliği: Bir kuruluşun faaliyetlerinin çevre, toplum ve ekonomi üzerindeki olumlu veya olumsuz, doğrudan ya da dolaylı etkilerinin önem derecesini belirlemeye yönelik sürdürülebilirlik değerlendirme yaklaşımıdır.

F

Finansal Önemlilik: Sürdürülebilirlik bağlamında, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularının bir şirketin finansal performansı, durumu veya yatırımcı kararları üzerinde oluşturabileceği önemli etkilerin belirlenmesini ifade eder.

Fiziksel Risk: İklim değişikliği gibi çevresel faktörlerin yol açtığı; sel, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve fırtına gibi olayların işletmelerin varlıkları, operasyonları ve tedarik zincirleri üzerindeki doğrudan olumsuz etkilerini ifade eder.

Fosil Yakıtlar (Fossil Fuels): Fosil yakıtlar, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvan kalıntılarının oksijensiz ortamda parçalanmasıyla oluşan, yüksek karbon içeriğine sahip enerji kaynaklarıdır.

G

Gayri Safi Mutluluk Endeksi: Ekonomik büyümenin ötesine geçerek bireylerin yaşam memnuniyeti, ruhsal sağlık, kültürel değerler, çevre kalitesi ve iyi yönetişim gibi unsurları dikkate alan alternatif bir kalkınma ölçütüdür.

Geçiş Riskleri: Düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde ortaya çıkan; politika, mevzuat, teknoloji ve piyasa dinamiklerindeki değişimlerden kaynaklanan çevresel ve ekonomik risklerdir.

Geri Dönüşüm: Atık haline gelmiş malzemelerin yeniden işlenerek hammadde olarak kullanılması yoluyla doğal kaynak tüketiminin azaltılmasını ve çevresel etkilerin en aza indirilmesini amaçlayan sürdürülebilirlik uygulamasıdır.

GHG Protokolü (Greenhouse Gas Protocol): Kurumların sera gazı emisyonlarını standart bir şekilde ölçmeleri, raporlamaları ve yönetmeleri için dünya genelinde en yaygın olarak kullanılan muhasebe ve raporlama çerçevesidir.

Gri Su: Duş, lavabo ve çamaşır makineleri gibi evsel kaynaklardan gelen hafif kirli suyun arıtılarak yeniden kullanılması yoluyla su tasarrufu ve kaynak verimliliği sağlayan çevre dostu bir uygulamadır.

Gömülü Emisyonlar: Bir ürünün veya hizmetin yaşam döngüsü boyunca -hammaddenin çıkarılmasından üretim, taşımacılık, kullanım ve bertarafa kadar olan süreçlerde -dolaylı olarak ortaya çıkan sera gazı emisyonlarını ifade eder. Bu emisyonlar, genellikle ürün veya hizmeti kullanan kuruluşun doğrudan kontrolü dışında gerçekleştiği için, Kapsam 3 emisyonlar kapsamında değerlendirilir.

Güneş Enerjisi: Güneş’ten gelen ışınımın özel teknolojilerle elektrik veya ısı enerjisine dönüştürülmesiyle elde edilen, yenilenebilir ve çevre dostu bir enerji kaynağıdır; fosil yakıt kullanımını azaltarak sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlar.

H

Hidroelektrik Enerji: Suyun hareketinden (genellikle barajlar aracılığıyla) elde edilen ve yenilenebilir nitelikte olan bir enerji türüdür; çevresel etkileri görece düşük olmakla birlikte su kaynaklarının yönetimi açısından sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu şekilde planlanması gerekir.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (Intergovernmental Panel on Climate Change -IPPC): İklim değişikliğinin bilimsel temelleri, etkileri, riskleri ve çözüm seçenekleri hakkında mevcut bilimsel çalışmaları değerlendirerek, politika yapıcıları düzenli aralıklarla bilgilendirmek amacıyla 1988 yılında Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) iş birliğiyle kurulan, politika dikte etmeyen, 195 üye devletli uluslararası bir yapıdır.

I

ISO 14001- Çevre Yönetim Sistemi Standardı: Kuruluşların çevresel etkilerini belirlemesi, yönetmesi ve sürekli iyileştirmesi için oluşturulmuş uluslararası çevre yönetim sistemi standardıdır.

ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi: Müşteri memnuniyeti kalite yönetim sistemi, kuruluşlardaki müşteri şikayetlerinin ele alınmasına ilişkin yönergeler içeren ISO standardıdır.

ISO 14064: Bir kuruluşun; sera gazı salımlarının ve uzaklaştırmalarının istikrarlı raporlanması, envanterlerinin çıkartılması, sera gazı azaltılması veya uzaklaştırılması ile ilgili iyileştirme projeleri ve sera gazı bildirimlerinin doğrulanması ve geçerli kılınması için bir rehber olarak kullanılmak üzere önerilen bir standartlar serisidir.

ISO 45001 İş Güvenliği Sistemi: Kuruluşun güvenli ve sağlıklı iş yerleri sağlamasına imkân vermesi, çalışmaya bağlı yaralanma ve hastalıkların engellenmesi ve iş sağlığı güvenliği performansını sürekli olarak geliştirilmesidir.

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi: Bir kuruluşun, müşterinin ihtiyaçlarıyla mevzuat gereklerini karşılamak yoluyla müşteri memnuniyetini arttırabilmesi için kalite yönetim sistemine ne gibi şartları sağlaması gerektiğini ortaya koymaktadır.

ISO26000 Sosyal Sorumluluk (ISO26000 Social Responsibility): işletmelerin ve diğer kuruluşların sosyal sorumluluk alanında hesap verebilirlik, şeffaflık, etik davranış, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygı gibi temel ilkelere dayalı olarak çalışanlarına, topluma ve çevreye karşı olumlu etkilerini artırmalarını rehberlik yoluyla teşvik eden, gönüllü katılıma dayalı uluslararası bir sosyal sorumluluk standardıdır.

ISO 50001- Enerji Yönetim Sistemi Standardı: Kuruluşların enerji performanslarını sürekli iyileştirmelerini ve enerji verimliliğini artırmalarını sağlamak için geliştirilen uluslararası yönetim sistemi standardıdır.

I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası): Tüketilen ve üretilen elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini kanıtlayan, izlenebilirliği uluslararası standartlara göre sağlanan ve gönüllü karbon azaltım hedefleri doğrultusunda kullanılan bir çevresel üründür. Bu sertifika, şirketlerin elektrik tüketimlerini yeşil enerjiyle dengelemelerine ve sürdürülebilirlik raporlamalarında şeffaflık sağlamalarına olanak tanır.

İ

İkiz Dönüşüm: Dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm süreçlerinin entegre ve eş zamanlı olarak yürütülmesini ifade eder; bu iki dönüşüm birbirini destekleyerek kurumsal sürdürülebilirliği güçlendirir.

İklim Değişikliği (Climate Change): Atmosferdeki sera gazı birikiminin artmasıyla gezegenin ortalama sıcaklığında, yağış rejimlerinde ve iklim sisteminde uzun dönemli ve istatistiksel olarak anlamlı değişimlerin yaşanmasıdır.

İklim Geçişi: Fosil yakıtlara dayalı ekonomik sistemlerden düşük karbonlu, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji ve üretim sistemlerine yönelerek iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan dönüşüm sürecidir.

İklim Adaleti: İklim krizinden en az sorumlu olan birey ve toplumların en fazla etkilenmesi durumuna karşı adil çözümler üretmeyi ve kırılgan grupların haklarını gözetmeyi amaçlayan yaklaşımdır.

İklim Finansmanı (Climate Finance): Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çabalarını desteklemek amacıyla kamu ve özel kaynaklardan sağlanan finansal kaynaklardır.

İklim Hafifletme (Mitigation): İklim değişikliğini yavaşlatmak amacıyla sera gazı emisyonlarını azaltan veya bu emisyonların etkilerini sınırlayan tüm strateji ve uygulamalardır.

İklim Riski: İklim değişikliğinin neden olabileceği fiziksel tehditler (ör. aşırı hava olayları) ve geçiş sürecine bağlı düzenleyici, finansal ya da piyasa risklerini kapsar.

İklim Senaryoları (Climate Scenarios): Küresel sıcaklık artışı, emisyon düzeyleri ve politika tepkilerini içeren, gelecekteki iklim risklerini modelleyen varsayımsal projeksiyonlardır.

İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD - Task Force on Climate-related Financial Disclosures): Şirketlerin iklimle ilişkili finansal risk ve fırsatlarını şeffaf biçimde raporlamaları için geliştirilmiş küresel çerçevedir.

İleri Dönüşüm (Upcycle): Atık materyallerin yeniden işlenerek daha yüksek değerli, estetik ya da işlevsel yeni ürünlere dönüştürülmesidir.

İnsani Gelişme Endeksi -İGE (Human Development Index -HDI): Bir ülkenin sağlık (beklenen yaşam süresi), eğitim (ortalama ve beklenen eğitim süresi) ve kişi başına düşen gelir düzeyi gibi temel insani kalkınma göstergelerine dayalı olarak gelişmişlik seviyesini ölçen bileşik bir endekstir.

İş Sağlığı ve Güvenliği: Çalışanların işyerinde karşılaşabilecekleri kazaları, hastalıkları ve diğer sağlık risklerini önlemek amacıyla oluşturulan, güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarını sağlamaya yönelik tüm yasal, teknik ve organizasyonel önlemleri kapsayan bir yönetim alanıdır.

J

Jeotermal Enerji: Yerkabuğunun derinliklerinde biriken doğal ısıdan elde edilen, sürekli olarak yenilenebilen ve düşük karbon salımıyla çevre dostu bir enerji kaynağıdır; sürdürülebilir enerji geçişinde önemli bir rol oynar.

K

Kapsam -1 Emisyonları: Bir kuruluşun doğrudan kontrolü altında gerçekleşen faaliyetlerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarıdır; buna tesis içi yakıt kullanımı (örneğin kazanlar, fırınlar) ve şirket araçlarının sebep olduğu emisyonlar dahildir.

Kapsam-2 Emisyonları: Kuruluşun doğrudan kontrolünde olmayan; ancak dışarıdan temin edilen elektrik, ısı, buhar ve soğutma gibi enerji kaynaklarının kullanımından kaynaklanan sera gazı emisyonlarıdır. Bu emisyonlar kuruluşun faaliyet alanında ortaya çıksa da ilgili enerji üreticisinin emisyon envanterine dahil edilir.

Kapsam-3 Emisyonları: Bir kuruluşun doğrudan kontrolü dışında, tedarik zincirinin yukarı (tedarikçiler) ve aşağı (müşteriler) yönlerinde gerçekleşen faaliyetlerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarıdır. Örneğin, satın alınan ürünlerin üretimi ya da satılan ürünlerin kullanım sürecinde oluşan emisyonlar bu kapsama girer.

Karbon Ayak İzi (Carbon Footprint): Bir bireyin, kuruluşun veya faaliyetin doğrudan ya da dolaylı olarak atmosfere saldığı toplam sera gazı miktarının karbondioksit eşdeğeri (CO) cinsinden ölçüsüdür.

Karbon Dengeleme (Carbon Offsetting): Bir kişi, kuruluş veya ürünün neden olduğu sera gazı emisyonlarının, başka bir yerde gerçekleştirilen emisyon azaltım projeleri (örneğin ağaçlandırma, yenilenebilir enerji yatırımı) yoluyla telafi edilmesi uygulamasıdır.

Karbon Nötr: Bir kuruluşun belirli bir zaman diliminde neden olduğu sera gazı emisyonlarını önce azaltması, ardından kalan emisyonları karbon dengeleme yöntemleriyle telafi ederek net emisyonunu sıfır seviyesine getirmesi durumudur.

Karbon Sızıntısı: Katı karbon politikaları nedeniyle üretimin, emisyon düzenlemelerinin daha gevşek olduğu ülkelere kaydırılması sonucu küresel emisyonların artması durumudur.

Karbon Tahsisatı: Emisyon ticaret sistemleri kapsamında şirketlere tahsis edilen, belirli miktarda sera gazı salımına izin veren haklardır.

Karbon Tutma ve Depolama: Enerji üretimi ve sanayi gibi kaynaklardan çıkan karbondioksitin atmosfere salınmadan önce yakalanarak yer altındaki jeolojik oluşumlara güvenli şekilde depolanmasını sağlayan iklim değişikliğiyle mücadele teknolojisidir.

Karbon Kredisi: Belirli miktarda sera gazı emisyonunun azaltıldığını belgeleyen ve karbon piyasalarında alınıp satılabilen finansal çevresel varlıktır.

Karbon Pozitif: Bir birey, kuruluş veya faaliyet sonucunda atmosfere karbon emisyonu salımı gerçekleşmesi ve bu emisyonların herhangi bir şekilde telafi edilmemesi durumunu ifade eder. Bu terim, net sera gazı salımı yapan ve çevresel etki açısından olumsuz bir dengeye sahip süreçleri tanımlar.

Karbon Negatif: Bir birey, kurum veya sürecin atmosfere saldığı sera gazı miktarından daha fazlasını karbon giderme yöntemleriyle ortadan kaldırarak, net emisyonunu sıfırın altına düşürmesi durumunu ifade eder. Bu durum, çevreye pozitif katkı sağlayan bir emisyon dengesini temsil eder.

Karbon Yutağı: Atmosferdeki karbondioksiti doğal yollarla emebilen ormanlar, okyanuslar, toprak veya yapay karbon yakalama sistemleri gibi alan ve teknolojilerdir.

Kompost: Organik atıkların (örneğin sebze-meyve kalıntıları, yapraklar, çay posası) biyolojik olarak ayrıştırılarak toprağı zenginleştiren doğal bir gübreye dönüştürülmesi sürecidir.

Kronik Riskler: İklim koşullarındaki uzun vadeli değişimler sonucu oluşan ortalama hava sıcaklıklarının artması, yağış düzeninin değişmesi, deniz seviyesinin yükselmesi gibi etkisi zamana yayılan faktörlerden kaynaklanan fiziksel risklerdir.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk: İşletmelerin ekonomik faaliyetlerini yürütürken topluma ve çevreye karşı olan sorumluluklarını gönüllü olarak üstlenmeleri ve bu doğrultuda sosyal, çevresel ve etik değerlere dayalı sürdürülebilir uygulamaları hayata geçirmeleridir.

Kurumsal Sürdürülebilirlik: Şirketlerin sadece kâr odaklı değil, çevresel ve sosyal etkilerini de dikkate alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen yönetim anlayışıdır.

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD- Corporate Sustainability Reporting Directive): Avrupa Birliği’nin, şirketlere çevresel, sosyal ve yönetişimsel bilgileri belirli standartlara uygun şekilde raporlamayı zorunlu kılan düzenlemesidir.

Küresel Raporlama Girişimi (GRI-Global Reporting Initiative): Şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını şeffaf, tutarlı ve karşılaştırılabilir biçimde raporlamalarını sağlamak üzere geliştirilen küresel raporlama standartlarıdır.

Küresel Isınma: İnsan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan sera gazlarının etkisiyle Dünya’nın ortalama yüzey sıcaklığının uzun vadede artması durumudur.

Kyoto Protokolü: Gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltmayı taahhüt ettikleri, 1997 yılında kabul edilen ve 2005 yılında yürürlüğe giren uluslararası iklim değişikliği anlaşmasıdır.

L

LEED Sertifikası (Leadership in Energy and Environmental Design): Binaların çevreye etkisi, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi gibi kriterlere göre değerlendirildiği uluslararası yeşil bina sertifikasyon sistemidir.

M

Mavi Ekonomi (Blue Economy): Deniz ve okyanus kaynaklarının ekonomik faaliyetlerde sürdürülebilir biçimde kullanılmasıyla hem ekonomik büyüme hem çevresel koruma hedefleyen yaklaşımdır.

N

Net Sıfır (Net Zero): Bir kuruluşun veya ülkenin sera gazı emisyonlarını mümkün olan en düşük düzeye kadar azaltması ve yalnızca azaltılamayan kalanı, bilim temelli yollarla ve uzun vadeli stratejilerle dengeleyerek net salımını sıfıra indirme hedefidir.

Nükleer Enerji: Atom çekirdeklerinin bölünmesi (fisyon) veya birleşmesi (füzyon) sırasında açığa çıkan ısı enerjisinin elektrik üretiminde kullanılmasıyla elde edilen yüksek verimli bir enerji kaynağıdır.

O

Organik Tarım ve Üretim: Kimyasal gübre, pestisit, hormon ve genetik olarak değiştirilmiş organizmalar kullanılmadan; doğal döngülere, biyolojik çeşitliliğe ve toprak sağlığına dayalı olarak yapılan çevre dostu ve sürdürülebilir tarımsal üretim yöntemidir.

Ormansızlaşma: Tarım, madencilik, yerleşim veya diğer insan faaliyetleri nedeniyle ormanlık alanların kalıcı olarak yok edilmesi ve orman ekosistemlerinin bozulması sürecidir.

P

Paris İklim Anlaşması (Paris Agreement): Küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 2°C’nin oldukça altında, tercihen 1,5°C’de sınırlamayı hedefleyen; sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyumun güçlendirilmesi ve düşük karbonlu kalkınmanın desteklenmesi için tüm ülkelerin ulusal katkı beyanları yoluyla taahhütlerde bulunmasını öngören, 2015 yılında imzalanmış küresel bir iklim değişikliği anlaşmasıdır.

Permakültür: Doğal ekosistemlerin işleyişinden ilham alarak sürdürülebilir tarım ve yaşam sistemleri tasarlamayı amaçlayan bütüncül bir yaklaşımdır.

R

Ramsar Sözleşmesi: Sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımı amacıyla 1971 yılında imzalanan, uluslararası öneme sahip sulak alanları ve bu alanlardaki biyolojik çeşitliliği korumayı hedefleyen bir çevre anlaşmasıdır.

Ramsar Alanı: Ramsar sözleşmesiyle koruma altına alınmış alanları ifade eder.

Rüzgâr Enerjisi: Hava akımlarının kinetik enerjisinin türbinler aracılığıyla elektrik enerjisine dönüştürülmesiyle elde edilen, yenilenebilir ve çevre dostu bir enerji kaynağıdır.

S-Ş

Sera gazları (Greenhouse Gases): Güneşten gelen enerjinin bir kısmını atmosferde tutarak yeryüzünün ısınmasına neden olan, doğal ya da insan kaynaklı olarak atmosferde bulunan gazlardır.

Sera Gazı Protokolü: Kurumların sera gazı emisyonlarını ölçmeleri, raporlamaları ve yönetmeleri için uluslararası kabul görmüş standartları belirleyen kapsamlı bir çerçevedir.

Sıfır Atık: Kaynakların verimli kullanılması, atık oluşumunun önlenmesi ve geri kazanımın artırılması yoluyla çevresel etkilerin en aza indirilmesini hedefleyen bütüncül bir atık yönetim yaklaşımıdır.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM - Carbon Border Adjustment Mechanism): Avrupa Birliği’nin, karbon yoğun ürün ithalatına vergi getirerek karbon kaçağını önlemeyi amaçlayan iklim politikası aracıdır.

Sorumlu Bankacılık: Finansal hizmetlerin ekonomik büyümeyi desteklerken aynı zamanda çevresel ve sosyal etkileri de gözeten, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan etik ve şeffaf bankacılık anlayışıdır.

Sorumlu Üretim: Çevresel, sosyal ve ekonomik etkiler göz önünde bulundurularak doğal kaynakların verimli kullanıldığı, insan haklarına ve etik ilkelere saygılı üretim süreçlerini ifade eder.

Sorumlu Tüketim: bireylerin ve kurumların ihtiyaçlarını karşılarken israfı önleyen, çevreye ve topluma zarar vermeyen, bilinçli ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını benimsemesidir.

Sosyal Krediler: Toplumsal fayda sağlamayı amaçlayan projelerin finansmanında kullanılan; eğitim, sağlık, uygun fiyatlı konut, istihdam yaratma ve sosyal eşitsizliklerin azaltılması gibi alanlara yönelik olarak sunulan kredi türüdür.

Sürdürülebilirlik: Mevcut nesillerin ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kapasitesinden ödün vermeyen kalkınma modelidir.

Sürdürülebilirlik Endeksleri: Şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performanslarını belirli kriterlere göre değerlendirerek yatırımcılara sürdürülebilirlik odaklı karşılaştırmalı analiz imkânı sunan gösterge araçlardır.

Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP - Sustainable Energy and Climate Action Plan): Avrupa Birliği’ne bağlı yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji verimliliği için hazırladığı kapsamlı yol haritasıdır.

Sürdürülebilir Finans: Finansal yatırımlarda sosyal ve çevresel etkilerin dikkate alındığı, uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen yatırım yaklaşımıdır.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDGs - Sustainable Development Goals): Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen ve 2030 yılına kadar yoksulluk, iklim değişikliği, eşitsizlik gibi küresel sorunlara çözüm üretmeyi amaçlayan 17 maddelik hedefler bütünüdür.

Sürdürülebilirlik Muhasebe Standartları Kurulu SASB (Sustainability Accounting Standards Board): Şirketlerin sektöre özel sürdürülebilirlik konularındaki performanslarını yatırımcılar için karşılaştırılabilir ve güvenilir şekilde raporlamalarını sağlamak amacıyla sürdürülebilirlik muhasebe standartları geliştiren kuruluştur.

Sürdürülebilirlik Bağlantılı Krediler: Borç alan kurumun çevresel, sosyal veya yönetişim (ÇSY) performans göstergelerine ulaşma hedeflerine göre kredi şartlarının (örneğin faiz oranının) değişebildiği; sürdürülebilirlik performansını teşvik eden finansman araçlarıdır.

Sürdürülebilir Yatırım Fonları: Çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) kriterlerini dikkate alarak sürdürülebilirlik odaklı şirketlere veya projelere yatırım yapan, finansal getiriyle birlikte uzun vadeli toplumsal ve çevresel faydayı da hedefleyen fonlardır.

Sürdürülebilir Sendikasyon: Çevresel ve sosyal kriterleri gözeten projelerin finansmanında kullanılmak üzere, birden fazla finansal kurumun katılımıyla sağlanan ve sürdürülebilirlik performans hedeflerine bağlı olarak yapılandırılan sendikasyon kredi türüdür.

Su Ayak İzi (Water Footprint): Birey, kurum veya ürünün doğrudan ve dolaylı olarak tükettiği tatlı su miktarını ölçen çevresel bir göstergedir.

T

Taksonomi: Ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir olup olmadığını belirlemek amacıyla oluşturulmuş bilim temelli bir sınıflandırma sistemidir.

Tedarik Zinciri: Hammaddenin elde edilmesinden nihai ürünün son kullanıcıya ulaşmasına kadar geçen süreçteki bilgi, malzeme, ürün ve finans akışını kapsayan yapıdır; tedarik zinciri, işletmelerin operasyonel süreçlerini yönetme biçimini yansıtır.

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS): Kuruluşların çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularındaki etkilerini şeffaf ve karşılaştırılabilir biçimde raporlamalarını sağlamak amacıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan ulusal raporlama standartlarıdır.

 U-Ü

Ulusal Katkı Beyanı (NDC - Nationally Determined Contributions): Paris İklim Anlaşması kapsamında ülkelerin belirlediği sera gazı azaltım hedefleri ile iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik ulusal plan ve taahhütleridir.

Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB - International Sustainability Standards Board): Şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını tutarlı ve karşılaştırılabilir şekilde raporlaması için küresel raporlama standartları geliştiren kuruluştur.

Uygun Varlık: Çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle yapısal olarak uyumlu olan, ancak sınıflandırma sistemlerine (örneğin AB Taksonomisi) göre henüz tüm teknik kriterleri veya raporlama yükümlülüklerini tam olarak karşılamadığı için uyumlu kabul edilmeyen finansal varlıklardır. Bu varlıklar, finansal kuruluşların yeşil varlık oranı kapsamında henüz sayılmasa da gelecekte uyumlu varlık statüsüne geçme potansiyeli taşıyan faaliyetleri temsil eder.

Uyumlu Varlık: Çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlayan ve Avrupa Birliği Taksonomisi gibi sınıflandırma sistemlerine göre teknik tarama kriterlerini eksiksiz biçimde karşılayan faaliyetlerden elde edilen finansal varlıklardır. Bu varlıklar, finansal kuruluşların yeşil varlık oranı hesaplamasında dikkate alınır ve kuruluşun toplam varlıkları içindeki çevresel olarak sürdürülebilir varlık payını temsil eder.

Ücretsiz Tahsisat: Rekabet gücünü korumaları amacıyla bazı şirketlere ücretsiz verilen karbon tahsisatlarıdır; ancak düşük emisyonlu sistemlere geçişi geciktirdikleri için AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında kademeli olarak kaldırılmaktadır.

Üçlü Bilanço Hesabı: Bir kurumun finansal performansını sadece ekonomik kârla değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal etkileriyle birlikte değerlendiren sürdürülebilirlik odaklı bir muhasebe yaklaşımıdır.

Ürün Yaşam Döngüsü: Bir ürünün müşteriye sunulmasından piyasadan çekilmesine kadar geçen tüm aşamaları kapsayan yaşam döngüsüdür.

Y

Yaşam Döngüsü Analizi: Bir ürünün hammaddeden üretime, kullanım sürecinden bertarafına kadar olan tüm yaşam aşamalarındaki çevresel etkilerini ölçen sistematik bir değerlendirme yöntemidir.

Yavaş Gıda: Yerel üretimi, geleneksel tarifleri ve sürdürülebilir tarım yöntemlerini destekleyen; hızlı ve endüstriyel tüketime karşı çıkan bir gıda hareketidir

Yavaş Şehirler: Yerel kimliği, çevresel sürdürülebilirliği, yaşam kalitesini ve toplumsal katılımı ön planda tutan; hızlı kentleşme ve küreselleşmeye karşı dengeli bir yaşamı savunan şehircilik hareketidir.

Yenilenebilir Enerji: Doğal olarak kendini sürekli yenileyen kaynaklardan elde edilen ve çevresel etkileri düşük olan sürdürülebilir enerji türüdür; örnekleri arasında güneş, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle enerjisi yer alır.

Yenilenemez Enerji: Doğada sınırlı miktarda bulunan ve tüketildiklerinde kısa vadede doğal süreçlerle yeniden oluşamayan enerji kaynaklarıdır. Bu kaynaklar, milyonlarca yıl süren jeolojik süreçlerle oluştuğu için, mevcut tüketim hızına kıyasla yenilenmeleri mümkün değildir. Kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtlar ile nükleer enerji bu kapsama girer.

Yeşil Aklama/Yıkama (Greenwashing): Şirketlerin çevre dostu olmadıkları halde, çevresel etkilerini abartılı veya yanıltıcı biçimde pazarlayarak çevreci imaj yaratma çabasıdır.

Yeşil Ekonomi: Çevresel riskleri ve ekolojik kıtlıkları azaltırken, ekonomik büyüme ve sosyal refahı sürdürülebilir kılmayı amaçlayan, düşük karbonlu, kaynak verimli ve kapsayıcı bir ekonomik modeldir.

Yeşil Etiket: Bir ürünün veya hizmetin çevre dostu olduğunu, belirli çevresel standartlara uygun şekilde üretildiğini veya sürdürülebilirlik kriterlerini karşıladığını gösteren sertifikalı veya tanımlayıcı işarettir.

Yeşil Finans: Çevresel fayda sağlamayı hedefleyen ürün ve hizmetlerin finansmanını kapsayan, iklim değişikliğiyle mücadele ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı kredi ve yatırım faaliyetleridir; sürdürülebilir finans ise bu kapsamı genişleterek ESG kriterlerini de içerir.

Yeşil Kızarma (Greenblushing): Bir şirketin gerçekleştirdiği sürdürülebilirlik uygulamalarını veya çevresel sorumluluklarını kamuoyuna duyurmaktan bilinçli olarak kaçınması durumudur.

Yeşil Krediler: Çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan projelerin finansmanında kullanılan; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık yönetimi ve sürdürülebilir ulaşım gibi alanlara yönelik olarak verilen çevre dostu kredi türüdür.

Yeşil Tahvil (Green Bond): Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su yönetimi, atık yönetimi ve biyoçeşitliliğin korunması gibi çevresel projeleri finanse etmek amacıyla ihraç edilen genellikle sabit getirili bir menkul kıymet türüdür. Yasal düzenlemelere bağlı olarak yatırımcılara sağladığı vergi avantajları ve teşvikler nedeniyle cazip bir finansman aracıdır.

Yeşil Varlık Oranı: Bankaların konsolide olmayan bilançolarında yer alan uyumlu varlıkların, yeşil varlık oranı kapsamındaki toplam varlıklara bölünmesiyle hesaplanan bir performans göstergesidir. Bu oran, bankaların çevresel sürdürülebilirliğe katkılarını ölçmek amacıyla kullanılır.

Yeşil Yaka: Sürdürülebilirlik ve temiz teknolojiler alanında çalışan; doğa dostu uygulamaların geliştirilmesi, uygulanması ve denetlenmesinde görev alan profesyonel iş gücünü ifade eder.

Yukarı Akış (Upstream): Ürün veya hizmet ortaya çıkmadan önceki süreçleri ifade eder (tedarikçiler, hammadde temini)